Hayati kesfetme zamaninin yavastan gecmeye basladigini farkediyorum. Yaslanip yakinda olecegini bilmek cok garip bir duygu olmali. Belki de oyle bir duygu yok, olecegin ana kadar hic inanmiyorsun, ve oluyorken de hic tahmin etmeyecegin kadar huzurlu/mutlu/heyecanli/sevincli oluyorsun. sonrasi yok iste, farketmiyorsun belki de. Belki de kac kere olduk. Belki de sonsuza kadar yasayacagiz. Zaman iki boyutlu mu yoksa harbiden?
Ozlemek yine doldurdu icimi, buna artik kaybetmisligin verdigi vazgecmislikle bakiyorum, evet ozledim ve cozumu yok. Hayatin kesfi coktan bitti, biliyorum. aci olan, daha hayati kesfederken, hayatin kesfi bittiginde yapacagim diye aldigim kararlari uygulayamiyor olmam, cunku isler planladigim gibi olmadi, ya da hayal ettigim gibi diyelim. hayat da bir sanat iste, bendeniz hayatimin sanatcisi kabiliyet dusmani bir tutunanlar saksakcisi resmin orta yerine sicti, haliyi yine kapkara boyadi, ve yine en bastan baslamaya zamani kalmadi, daha gercegi, her zamanki gibi macasi yemedi. Kuyrugu kicinin arasinda hayati bitirmek ne kadar tatmin edici tartismaya gerek yok. kuyrugun kicimin arasinda olmadigi bir zaman varmiydi diye dusundugumde aklima tek gelen an,bunu anlatamam, unutsam daha iyi galiba, cunku kuyruk kicimin arasinda...
Bu da boyle bitecek iste, cirpinmis, kaybetmis, vazgecmis, basitlige secde etmis, yokolmus bitmis.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment