Wednesday, January 20, 2010

uzun zaman

Agustostan berı yazmıyormusum, koca bir kıtayı bir gecede geçtikten sonra yine soguk memleketime geri dondum bir üçüncü kışa hazırlanmak için. Şimdi o kışın ortasındayım. Artık cok sıkıldım. İçimdeki baskıcı guneş ve deniz delisi manyaga artık söz geçiremiyorum.
Benden konuşmaktan vazgeçelim, biraz hayattan bahsedelim. Insan yedisinde neyse yetmişinde de odur derler ya hiç yalan dememişler. Herkes hep aynı sanırım, ve sadece aynı olduklarını unuttukları için veya anlamsız yere gelişmeyi bekliyor oldukları için mutsuzlar. Hep aynı kalacağımızı kabullenebilsek ve cocuk gibi yaşamaktan utanmasak hiç bir sorun kalmayacak. Cocukların her yaptığı affedilir ya, ceza almazlar, o cocuktur cunku, buyuklerin ne farkı var ki? Bu kadar sorun birileri başka birilerinin cocuk gibi davranmasını çekememesi yüzünden oluyor. Sonra insanlar ölüyor, savaşlar cıkıyor. Nasıl buraya geldim ya? İşte temelde herkes cocuk ve aslında kimsenin kimseyi takmaması gerekiyor. Niye hippiler gibi yaşayamıyoruz ya? Cok güzel olurdu bea.
Daha sık yazacağım.

No comments: