Monday, October 20, 2008

Ego

Bokumla kavga ediyorum biliyorum ama farkettim ki sevmedigim yonlerimi saklamaya calismak olmadigini iddia ettigim egomun varliginin kaniti. Su satirlari okuyacak uc besinin farkinda olarak buraya yazdigim, begenip publish post tusuna bastigim birseyi sonradan silmek, hata yaptigini kabul etmemek, en genis anlaminda. Belki bir kismi sadece icimden atmis olmak icin, bir kismi tartismaya acilsin diye, bir kismi yargi, bir kismi ileti ama en onemlisi hepsi birileri beni tanisin diye. Ne kadar sevmesem, bile bile yanlis anlatmaya hakkim yok, daha dogrusu amacladigim sey bu degil. Iste buyrun o zaman:

Pink, of you i think
Takdir edilmeyi bekleyip takdir etmemek, sevildigini duymayi bekleyip sevdigini soylememek nasil bir celiski, bencillik, iki yuzluluk? Sevildigini acik ve net duymadan varsaymayan, bazen duysa da inanmayan, inansa da cabucak bu sozun gecerliligini yitirdigini dusunen ben degil miyim?Begenimi bildiremememin bircok sebebi var. Bu sebepleri tek tek yazacagim ki yaptigim sey bencillikse, iki yuzlulukse kendimi degistirmeye calisayim. Yok sadece hayatta sectigim ve acik bir yanlisi olmayan bir yolsa aynen devam edeyim.1-Begenmenin sorumlulugu: Birini toptan begenmek buyuk bir sorumluluk degil mi? Yaptigi herseyi dogru, yerinde bulmak, takdir etmek. Boyle biri olabilir mi? Cozumu sadece begendigim seyi ovmek olabilir. Bunu uc asagi bes yukari yapiyorum zaten.2-Birilerini sevmek: Bircok insani seviyorum. Hani birinden bahsederken aslinda iyi cocuk, ici iyi gibi laflar edilir ya. Evet, iyiler gercekten. Ben de severim hepsini. Sebepsiz yere severim. Sadece tanistigim icin severim. Bu gruptakilerin zaten sevildiklerini duymaya cok ihtiyaclari oldugunu sanmiyorum.3-Birini sevmek: Konuyla ilgili deneyimim bir kisiye yonelik. Sevgilime, sevgilim oldugu zamanlarda, hatta beni terk ettiginde bile, acik ve sik onu sevdigimi soyluyordum. Burda da bir sorun yok demekki.Sorun nerde peki? Kimlere onlari sevdigimi soylemekte zorlaniyorum? Neden zorlaniyorum? Anneme bunu neden soyleyemiyorum mesela? Seviyorum halbuki. Elestirdigim yonleri var, o ayri. Hele bir de soyle deyince. Hadi Irmak, bir annecim seni seviyorum de. O nasil bir sikintidir, nasil bir iskencedir. Cok sevdigim arkadaslarima sonra. Durup dururken aska gelip, 'seni seviyorum xx!' demekten de bahsetmiyorum. Kucuk iltifatlar, tesekkurler, sevgi belirten sifatlar yeterli olur ama gorunen o ki ben bunu bile esirgiyorum o uc bes insandan. Ya da soylemek icin kendimi zorlamam gerekiyor, nefesimi tutmam, send tusuna basmak icin kendi kendime meydan okumam. Peki neden?1-Reddedilmek korkusu: Annemin sevgimi reddedecek hali yok. Cekip giden sevgilisinin eldeki reddinden korkmayan ben neden beni sevdiklerini tahmin ettigim arkadaslarimdan cekineyim? Ote yandan belki arkadas durumunda... bilemedim.2-Soyledigin lafin sonsuza kadar arkasinda durmak gerekliligini hissetmek: Sanirim bu sebeplerden biri. En azindan sevgi ve begenimden emin olmadan soyleyememenin sebebi.3-The l word: Amerikan filmlerindeki Amerikalilarin hic hoslanmadigim bir diger kavrami. Birine onu sevdigini soyleyince ona karsi korumasiz kalcagini dusundugun icin hic soylememeyi secmek. Bunu yapiyorsam eger, sebep buysa, tuh bana. Korkarim yaptigim bu. Aman Allahim!!! Gak, gak, gaaaaak.4-Yanlis anlasilmak: Karsi cinse sevgi, ilgi belirtmek ince is. Oyle karsi cinsler var ki karsi mi hem mi unut gitsin. Onlarla olunca herkes cinsiyetsiz. Ama herkesle oyle olmuyor iste. Ya sana bir zamanlar birseyler hissetmis, ya da senin hissettigin, insanlarin hakkinizda atip tuttugu, bir sekilde aklina onun karsi cins oldugunun kazindigi insanlar var. Oyle ki bir yandan sevgili olmak dusuncesinin icini disina cikardigi ama bir yandan da neden hayatinizin hicbir doneminde sevgili olmadiginizi dusundugun insanlar. Simdi bu insanlara nasil sevgi belirtilir? Aklindan bu kadar cok sey gecip de hicbirini tartisamazken, sevgi kavraminin icine neleri koydugunu kendin bile bilmyorken sevgi ima eden sozler nasil cikar agizdan? Benim durumumda cikmaz. Bu insanlar itinayla elestirilir, yerilir, sevmiyorum seni mesaji benimsetilir. Bir kismiyla iletisim kesilir, emek verilmis arkadaslik, donemin anilariyla birlikte kaybolur gider. Baska bir cozumu olmali bu durumun. Buyumek gibi, diyet yapmak degil saglikli beslenmeyi ogrenmek gibi. Karsi cinsle arkadas olabilmeyi ogrenmek yani. Baska duygularin varligini reddetmek yerine, bu duygulari benimseyip aranizda bir kadin-erkek iliskisi olmayacagini kabullenmek mesela. Dozunu kacirmadan sevgi alip sevgi vermek. Somurmemek. Ki en zoru bu heralde hayatta, herhangi birsey icin. Somurmemek. Gunu somurmemek, geceyi somurmemek, lezzetleri, sarkilari somurmemek. Uykudan bayilcak hale gelmeden yataga girebilmek de bu kapsamda incelenebilir.Bununla birlikte arada sirada bir dile ait deyim-soyleyis baska bir dile nasil cevirilir diye dusunurum, bazen gereklilikten (msn'de top resminin yanina yazdigim hop hop Irmak'i Hollandali birine cevirmek) bazen geyikten. Gecenlerde aklima gelen soyleyislerden biri pembe, gonlum sende idi. Ilk ceviren ben miyim bu sozu bilemem ama sonuc hosuma gitti.

Yesil
Benim gibisini bulamazsin demistim. Bulamazsin. Cok farkliyim ben. En az herkesin herkesten oldugu kadar, belki biraz daha fazla farkli. Sarisinim, muhendisim, makina muhendisiyim ve hep oyle olmak istedigim icin oyleyim. Yumurtayi kirmadan once kabugunu yikarim ben. Onca zaman ictenlikten uzak komplimanlar degildiyse soylediklerin, guzelim. Daha iyisini hayal edemeyecegin kadar guzelim. Tutarliyim, dusunmeyi severim. Kafam muhendis gibi calisir ve bu acidan iyi calisir, bilirsin. Bej-bordo Lowa botlarim var, yaz kis giyebilirim, bir de beyaz-laci ponton deri Converse spor ayakkabilarim. Ponton'un sevimlilik ve yuvarlak hatlilik anlatan bir yansima sozu olmasinin yaninda Mercedes'in bir modeli oldugunu bilirim. Cok iyi araba kullanirim. Allah'a inanmam, olasiliga ve dolayisiyla entropiye inanirim. Benim gibisini bulamazsin, bulma da zaten. Bulmana gerek yok. Benden daha uzun, daha zayif, daha az inatci, daha mutlu, daha cok yasama istegiyle dolup tasan, daha evcimen, daha hanim hanimcik, daha az muhendis, daha az dusunup daha cok is yapan birni bul. Yeni bulcagin insan benden kotu olacagindan degil, benden farkli olacagindan, sana daha uygun olacigindan bul benden farkli birini. Bul ki benim de senin gibi birini bulmam gerekmedigine dair elimde bir kanit daha olsun. Olsun ki takilip kalmayayim artik. Uzuluyorum cunku.

No comments: