Friday, October 31, 2008

Seninle ilgili sorumluluk almak istiyorum

Basliktaki soz Gozde'ye ait. Isterse hikayesini de anlatair bu cumleyi sarfetmesinin. Kendi bilecegi is. Soylenen kisiye bu kadar anlam ifade etti mi bilmiyorum ama benim icin cok boyutta anlamli ve cok guzel bir soz. Sorumluluk kavrami beni inanilmaz dusunduren bir kavram bu aralar. Her tasin altindan cikiyor. Kafamda evirip cevirdigim insan iliskileri, arkadaslik, sevgi, ask, her turlu iliski gelip bu kavrama takiliyor. Dengeleri tam kuramiyorum, sorunlara dogru bir yanitim, bir cozumum yok. Madde madde dusunduklerim bunlar.

1- Begenildigini/sevildigini bilmenin sorumlulugu. Bunu bildikten sonra seven insana hoyratca davranmak sansi kalmiyor. Hayal kirikligina ugratmanin, kirmanin mumkun oldugunu bilince, bunu goz ardi ederek davranmak mumkun olmuyor, olmamali en azindan. Bu sorumluluk insanin kendi secimiyle degil, karsisindaki insanin secimiyle gelen bir sey. O yuzden sevilene yuk olma olasiligi var, duygular yeterince karsilikli degilse. Durumu tersine cevirdigimizde ise, birine yuk olmamak, begeni/sevgi bildirmeme tercihinin sebebi. Bu nedenlerle, beni sevdigini soyle demek "seninle ilgili sorumluluk almak istiyorum".

2- Birini sevdigini/begendigini bildirmenin sorumlulugu. Birini sevdiginizi soylediginiz zaman, buyuk ihtimalle o kisinin ilk savunma kalkaninin icine girmis oluyosunuz. Sevilen kisi sizinle daha cok sey paylasiyor, size daha cok anahtar veriyor. Zaten sevdiginizi karsi tarafa iletmenizin amaci bu anahtarlara ulasabilmek. Birinin size guvenmesini sagladiktan sonra, onun canini acitmamak yine bir sorumluluk. Bu nedenle seni seviyorum demek "seninle ilgili sorumluluk almak istiyorum".

Sorumluluktan kastim bir yuk, sevimsiz bir ugras/is degil. Sorumluluktan kastim "aaa dusunmemistim"in artik bir bahane olamayacagi durum. Bir farkindalik durumu yani. Verilen sozun tutulmaya calisilmasi, bir ozen. Karsi tarafi kirmanin sizi de kiracagi hal. Kotu bir sey degil sorumluluk, ama riskli. Bu riski goze almaya deger kilan sey ise sevilen/begenilen kisiyle paylasilanlarin cogalmasi. Bu yuzden cok saklamamak gerekiyor biriyle ilgili iyi dusunceleri. Bir yandan da tutarsiz, dengesizseniz ya da karsi tarafla bir denge icinde olabilececginize dair verileriniz yoksa atese atmak da atlamak anlamsiz. Dinamik bir denge saglanmali arada. Verileri okumakta ve degerlendirmekte, kendinizi dinlemekte ustalasmak gerekiyor.

Bu sebeplerden kati kurallar(im) bircok yerde oldugu gibi burda da ise yaramiyor. Insanlara oyle davranilmaz boyle davranilir diyemiyorum, desem de vakti gelince kendimle celisiyorum. Bir yandan da baskalarini parmaklarinda oynatan insanlara inanilmaz sinirleniyorum. Ruyalarima giriyolar, elim kolum baglaniyor, caresizlesiyorum. Belki yapilabilecek en iyi sey ufak perturbasyonlarin sonuclarina bakip, sonuc hatali oluyorsa baska bir yol denemek. Bir nevi system identification. Bu yontemi uygulamaya koyabilmek icin hatalari affedebilmek gerekiyor, dusunduklerini soyleyebilmek, insanlari silmemek, kati, kuralci olmamak. Sadece iyi niyetli olmaya calismak. Zor yani. Hem kendimden hem karsimdaki insanlardan bunu beklemek zor. O yuzden, bastan da soyledigim gibi, cozumum yok. Sadece hayata ve insanlara karsi iyi niyetini kaybetmeyenlere duydugum hayranlik var.

Sekkiz.

No comments: