Saturday, November 1, 2008

hikaye

Hayatımı anlatsam roman olur mu ki acaba? Anlatmayı becerebilsem olurdu herhalde, anlatmayı becerebilse herkesin hayatı roman olur aslında. Irmağın anlattıgı lafın hikayesinin kahramanı ben o lafı aslında o kadar da düşünerek söylememiştim ama aynen hissettim, işte bu hatun da hislerime tercuman olup duruyo canım..

Hikaye aslında klasik lise aşkı, ama o sıra ben biraz uçmuş olduğumdan (tanrıya takmıştım biraz) su anda anlayamıyor olduğum işler yapıyordum. İşte bu aşık oldugum oğlanla, okuldan kaçıp kaçıp bi tane elektrikçinin dükkanının arkası olan ev de denemeyecek iki göz bir yerde (elektrikçi amcam da aynı ortamda) sabahlayıp uyuklayıp içip saz çalıp muhabbet ediyoduk, ki o sıra bu oğlana onu sevdiğimi de itiraf etmemiştim. Zaten o zamana kadar hayatımda kimseye onu sevdiğimi itiraf etmemiştim. Neyse gel gör cocukla içtiğimiz su ayrı gitmiyordu, her gün beraber oturup sigara tellendirip, okuldan kaçıp, elektrikçide bulamazsak sokakta boş evlerin balkonlarında, olmadı apartman köşelerinde yurttan aşırdığımız battaniyelere sarınıp uyur uyanır konusur sigara içer dünyadan uzaklaşıp, guneşe yaklaşırdık. Bu olay bi anda bıçak gibi kesildi... Ne oldugunu anlayamayan zavallı ben, aynı zamanlarda cocuğa deli gibi aşık oldugumu da farketmiş durumdaydım, caresizce ne oldugunu anlamaya çalısıyordum, neden bilmiyorum bir sure oyle denk geldiğini düşündüm ha yarın gelir, bir dahaki teneffüs gelir.. tık yok, sonra baktım bu adam ciddi ciddi gelmiyo, ben gittim, dedim ne oldu, o da yok bişi ne olsun, niye ? dedi, he ben de ne bilim bi sanki yani gelmiyosun da artık sigara içmek için falan, o da yok canım geliyorum yok ole bişi dedi, ben de inandim. Gunler gecti bu yine yok.. sonra artık dayanamadım, bi konuşsak dedim, tamam dedi gittik oturduk okulun bi köşesine, dedim ben seninle ilgili sorumluluk almak istiyorum, dedi hah oyle desene.. bole bişiydi sonrası daha uzun hikaye aslında.. ama işte kaos herşey, sana haksızca geliyo, bir anlamı varmış ki soylemişim, kendime göre vardi, senin dışındakiler sadece obje zaten, haketmek diye bir şey söz konusu değil..

No comments: