Beynim artık neyin ne olduğu konusunda bana yardım etmeyi bıraktı. Diyorum ya hep cocuklugumda içimden nasıl geliyosa oyle davranıyordum. Aslında üzerine bir taş bile eklemedim. şimdi de tutunanları oynuyorum, sadece işe gidiyor geliyorum, araştırma konumun dünya için cok önemli bişi olduğu konusunda kendimi hic sorgulamadan kandırıp uğraşıyorum, içeride sürekli bağıran biri var saçmalık saçmalık diye, ama onu dinleyebilecek kadar güçlü değilim. Sadece ölmeyi bekliyorum, arada ilginç birşeyler olursa da fena olmaz.
Bilinçsiz davranırken -aslında 100% iyi niyetliyken- birilerine zarar veriyorsanız bundan kendiniz mi suçlu olurdunuz? Zarar verme ihtimalinin farkındasınız ama zarar verip vermediğinizden emin değilsiniz.. Aslında bu olay karşıdaki insana da bağlı. O sizin iyi niyetinizin ne kadar farkında ve kendisi ne kadar iyi niyetli? Sizin bilinçsiz yaptığınızın farkındaysa o zaman zarar görme ihtimali ortadan kalkmış olur mu?
Ben hiç zarar verdiğime inanmadım, cunku davullarla gelirim ben hep. Bak sen bunları yapıyorsun ben sana zarar vereceğim, sonunda bu olacak derim. önlem alıyosa ne ala, almıyorsa benim yapabileceğim birşey yok. Çok uğraşırım zarar vermemek için, git yoksa seni öldüreceğim. Gidiyosa ne güzel, gitmiyorsa onun bileceği iş.. Gitmediğini görerek öldüremeyecek hale gelinebilir mi? Bu durum birkaç kere başıma geldi.. Mahvoldum, paramparça oldum.. Aslında aynı durum ortalığın yavşaklaşmasına da sebep olabiliyo ama gidip gelmelerden daha fazla olmadığı kesin, tabi gidip gelmelerin ortamı tazeleme gibi bir özelliği var oturup tartişiyosun soğuk soğuk.. Ama gitmeyince sadece yok sayıyosun hiç yaşanmadı gibi bu da bir sonraki öldürme seansının olmasını kolaylastırıyo, bu da yavşaklaşmaya sebep oluyo. Zarar vermek zarar gormek artık bayıklaşıyo, hiç birşey hissedemez hale geliyosun, arsızlaşıyorsun.. Yani su başta dediğim gitmemesi ve senin bu garip bağlılık hissinden dolayı bi anda sefkatle dolma durumun bir zamandan sonra anlamını yitiriyor, gitmemek yüzsüzlük oluyo. Gerçekte hangisi olduğunu hiçbir zaman bilemeyeceğim sanırım.
Bir insanı hala seviyo hala özlüyor ve hala kendini ona alışık hissediyosan, yanında olmak istememe sebepleri ne olabilir? Onun seni sevmemesi olabilir. Beraber yapamıyor oldugunuzu dusunmen olabilir. Onun hayatı boyunca seninle beraber kalacağına guvenmiyor olabilirsin. Aslında birincisi üçüncüsüyle neredeyse aynı. Ya da bir dördüncü şık, onun senin onu sevdiğini düşünmüyor olması. Bu dördüncü şık üzerinde takılırsak, ona onu sevdiğini ispatlamaya calışmaz mısın? Ya da bu konuda da tamamen desperate bi durum varsa, ki ben olacağını zannetmiyorum, yani bir insana onu sevdiğini nasıl anlatamazsın? Alırsın karşına baba baba laflar edersin, anlar. Baba laflar edecek götü olmayanlar bence hiç sevmeye falan kalkışmasın. Sinirlendim.
İliskide eşitlik sendromu. Sen ole yaptın benim de böle yapmam lazım.. Hay sanki adam senden bir adım onde olmak için ole yaptı. Ya uff anlatmıcam ya parmaklarımı oynatmaya degmez.. Anladın sen onu..
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment